26 Kasım 2015 Perşembe

Merhaba Dostlar...



Uzunca bir aradan sonra tekrar merhaba. Blogunu ozlemedin mi diyen dostlarıma vereceğim yanıt , evet artık özledim ama bu geçen süreçte bile isteye ugramadim. Blogun başına oturunca içimdekileri bir mektup yazarcasina dökmeye başlıyorum elimde olmadan, o zaman da konuyu bir şekilde babama getiriyorum ve tekrar yaşıyorum her aciyi, tıpkı şimdi olduğu gibi :( Zaman zaman sizleri sıkmaktan ,çok abarttigimi düşünürler diye yazmaktan kaçtığım oldu, yazmadigim zamanlarda ise kendimi kötü hissettim, hayat onsuz nasıl normal surecine dönecek diye... Ama dönüyormus, tüm acılar zamana ayak uyduruyormus. Oluyormuş da o hüzün kuşu varya artık kalbinizin orta yerinde bir kafes yapmış kendine, daimi misafiri oluyormuş yüreğinizin. Olsun ben onun hüznünü de seviyorum, artık onunla yaşamayı öğrettim kendime. 

 Artık babacığıma ihanet ediyormusum gibi gelmiyor, artık iç huzurum, gönlüm el verdigince buralardayım.  Yayınlamam gereken çok post birikti.Yakın zamanda tekrar burada olacağım.  Simdilik hoşçakalın sevgili dostlarım. 






5 Haziran 2015 Cuma

Stencil Tepsi

Merhabalar, herkese, şöyle bir bakıp geçene, merak edenlere, sevgisini hiç eksik etmeyene, zor anlarimda hep yanımda olan tüm dostlarıma merhaba :)

Evet çok acıli bir 6 ay geçirdim, hala acım biraz olsun hafiflemedi. Saskinim, küskünlugum bitmiyor , sorularım bitmiyor, ama hayat devam ediyor zaman akıp geçiyor ve çocuklarım için çok zor oluyor bazı şeyler... Küçücük kalplerinde korkuları kendilerine göre aciyla basedisleri var. Bazen düşünüyorum da yetiskinlere gore daha olgunlar. Ben bu 6 ay içinde aciyla basedebilmek için hep hobilerimle uğraştım,  gündüzleri bu şekilde savarken başımdan, geceler cekilmez oluyordu benim için... Ne kadar acı ceksemde kendimi tamamen birakmadim, hep yapacak birşeyler buldum kendime, tavsiye ederim sizlere de sevgili dostlarım. 

Bu tepsi de baharda yaptığım bir tepsidir. Stencil çalıştım.  Sadece su bazlı vernik kullandım çünkü salonda dekoratif amaçlı kullaniyorum. Aslında daha açık bir turkuaz yazacaktım ama olusuna bıraktım işte boyle oldu.




Evim dergisinin her sayısını alıyorum, o başka.  Ama buuu çok özel,  çünkü Nilgün Ablanın evi, güzel evi var bu dergide. O kadar benimsemisimki, sanki bana ait birşey yayınlandı orada. Almadiysaniz bir koşu gidip alın,  tanimiyorsaniz, ki ben hiç sanmıyorum, tanımış olun: evimiseviyorum.colette.blogspot.com.

Sevgilerimle....

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Seni çok ozleyegiz canım babammmm :(((

Ruhum yorgun, kırgın... Bedenim yorgun, dökük... Duygularım karman corman... Bir agliyorum, bir gülüyorum yaşadığım acıyı unutarak... Dengesiz bir ruh halindeyim...
Hepimiz yakinlarimizi kaybettik, belki yakın belki uzak. Ama anne, baba çok farkliymis. Biliyorum belki daha acısını yasayan da var; evlat acısı, kardeş acısı... Ben baba acısını tattim geçen cuma Miraç Kandilinde. Onun içindir farkliymis demem... O diğer ağzıma bile almak istemediğim acıları Allahım kimseye yasatmasin. Ama çok kederliyim... Evet daha bir hafta oldu, yeni diyeceksiniz, ama 6 aydır aynı acıyla boğuşuyor kalbim:(( Babam o kadar dolu dolu varmis ki hayatimizda, onun siluyeti sürekli gözümün önünde geziniyor... Onu çok özledim şimdiden. Dilerim ki tanrım en sevdiklerinizi vakitsiz, aniden almasin elinizden... Ben yine gülüyorum,  geziyorum, sohbet ediyorum, bu aralar herkesin de ezberden söylediği gibi "Hayat devam ediyor Ekin", hayat devam ediyor... Ama nasıl... Bir hüzün kuşu geldi oturdu kalbin en derinine yerleşti. Ne zaman gulsem, aninda o gülücük donuveriyor dudaklarimda. Biliyorum o asla böyle olmasini istemezdi, hayattan zevk almayı o öğretti bize. Ama olmuyor işte sanırım misafir olarak aldığım hüzün kuşu, gönlümün daimi ev sahibi oldu. 

Şimdilerde diyorum ki, ne kadar mutlu, huzurlu bir hayatimiz varmış. Ne kadar saçma şeyleri takmisiz kafamiza gereksiz sinirlenmis, gereksiz tartismisiz... Sudan sebeplerden kirmayin birbirinizi, unutun gitsin, affedin... Çünkü bir sonraki güne uyandığınızda hersey için çok geç olabilir. O zaman zaten hersey anlamsizlasiyor...

Sen çok iyi bir eş,  çok iyi bir baba,çok iyi bir dost, çok iyi bir insan oldun canım babammm. SENİ ÇOOOK SEVİYORUM...






1950- ....♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥

11 Mayıs 2015 Pazartesi

Erkek Giyim Denilince Akla İlk Gelen Kaliteli Marka

 Erkek giyimde en önemli olan sizce nedir? Tabii ki de kalitedir.Çünkü erkek her zaman asil olmalı ve hayranlık uyandırmalıdır.Bu yüzden de erkeğin her zaman giyimine özen göstermesi gerekir.Bunun yolu da doğru marka ile çalışmaktan geçer.


Şimdi sizlere önereceğim markaya dikkat edin .Çünkü asaletin ve kalitenin yolu ondan geçiyor..Kimden mi bahsediyorum ?




PİERRE CASSİ , yaklaşık 45 yıl önce kurulmuş köklü bir firma.Hem de 42 ülkeye ihracat yapan bir firma.Sürekli değişen ekonomiye karşı çoğu firma iflas bayrağını çekerken kalitesi ile 45 yıldır ayakta kalabilen bir marka.

 PİERRE CASSİ Türkiye ve Avrupa'da bayilikler de veriyor.Eğer sizde yeni bir iş kurmak isterseniz Pierre Cassi bayisi olarak işe başlayabilirsiniz.

Nasıl mı ?

Tel:02122330910
info@wingsman.com
info@pierrecassi.com
http://www.pierrecassi.com/
Bu iletişim bilgileri ile firmayla iletişime geçerek tabii kiii:))))

6 Mayıs 2015 Çarşamba

Sevgili Cihan Abla....

      Çok ama çok Üzgünüm, hepimiz çok Üzgünüz,  seni tanıyan herkesin yüreğini acittin bugün. Bu kadar sevildigini biliyormuydun sen.Eminim biliyordun. Seni çok sevdim ben. Tanimadim ama çok sevdim.
       Bugünlerde çok mektup yazar oldum ben. Çoook Üzgünüm.



Eminim gittigin y3rleri de guzellestirirsin sen, güzel anne, güzel insan...
Seni çok ozleyecegiz :((



4 Mayıs 2015 Pazartesi

Günaydın :)

Bugün sabahın yedibucugunda eşim yanıma gelir ve "Ekin, gel de şu manzaraya bak, uyuyabilirsen tekrar yat der" Ekin kalkar ve balkona çıkar,  ohhh miss gibi bir hava sabah serinligi, önünde harika bir göl manzarasi, tekrar uyuyabilir mi hayır!!! Hemen kahvaltı hazırlar en cabugundan ve özensiz, geçer masaya ve keyfini çıkarır.  :)) "Bir Denizli Sabahı"da koyar adını, hikaye de burada biteeerr. :)





Aslında bir tepsi boyamistim, onu yazacaktım,  ama bunu da paylasmadan edemedim. Şimdi benim gidip Nisosumu kaldirmam lazım. Okul zamanı yaklaşıyor. Tepsiyi de bir sonraki posta koyarım artık. Kalın sağlıcakla, 

Sevgilier...

28 Nisan 2015 Salı

Balkondayizzz :)

Antalyadaydim on gündür, o yüzdendir buralarda olmayisim. Babamı sorarsanız bir değişiklik yok maalesef :(( Neyse bu sefer bu konu hakkında konuşmak istemiyorum...

Antalya'ya bile yaz gelmemişti, montlarla gezdik neredyse on gündür. Bir hastane bir 23 Nisan şenlikleri derken çooook yorulduk. Ama çocuklar kendilerince çok eglendiler. Bayram onların bayrami ama biz de onlarlaÇocukluğumuza donmedik değil :)
Antalya Belediyesi güzel bir şenlik hazırlamış. Bilim, sanat, oyun, eglence, müzik, gösteri herşey vardı onlar için ve tamamen ücretsiz. Bir hafta boyunca süren senliklerde doyasıya eğlendi kuzucuklar:)

Biz de balkon mevsimini açtık sonunda, küçuk kızımla balkon keyfisi yapıyoruz şu an :) Ben de canlı yayın yapayım dedim :)








Bir kısım sardunyalarim dikildi ama daha çiçeklenme işimiz bitmedi, daha çok işim var balkonla ilgili.



Bu metal kavanozlarda sıcak çikolata ve sahlep vardı bir zamanlar. Tchibodan aldığım yapiskanli bantlarla kapladim icine de ne koyacagimi bilemedim. Neyse acelesi yok bir yere gitmiyor ya :)

Benden bu günlük bu kadar küçük cadı "Anne tableti bana veeer " demeye başladı bile :)) 

Herkese sevgilerr...