6 Mayıs 2015 Çarşamba

Sevgili Cihan Abla....

      Çok ama çok Üzgünüm, hepimiz çok Üzgünüz,  seni tanıyan herkesin yüreğini acittin bugün. Bu kadar sevildigini biliyormuydun sen.Eminim biliyordun. Seni çok sevdim ben. Tanimadim ama çok sevdim.
       Bugünlerde çok mektup yazar oldum ben. Çoook Üzgünüm.



Eminim gittigin y3rleri de guzellestirirsin sen, güzel anne, güzel insan...
Seni çok ozleyecegiz :((



4 Mayıs 2015 Pazartesi

Günaydın :)

Bugün sabahın yedibucugunda eşim yanıma gelir ve "Ekin, gel de şu manzaraya bak, uyuyabilirsen tekrar yat der" Ekin kalkar ve balkona çıkar,  ohhh miss gibi bir hava sabah serinligi, önünde harika bir göl manzarasi, tekrar uyuyabilir mi hayır!!! Hemen kahvaltı hazırlar en cabugundan ve özensiz, geçer masaya ve keyfini çıkarır.  :)) "Bir Denizli Sabahı"da koyar adını, hikaye de burada biteeerr. :)





Aslında bir tepsi boyamistim, onu yazacaktım,  ama bunu da paylasmadan edemedim. Şimdi benim gidip Nisosumu kaldirmam lazım. Okul zamanı yaklaşıyor. Tepsiyi de bir sonraki posta koyarım artık. Kalın sağlıcakla, 

Sevgilier...

28 Nisan 2015 Salı

Balkondayizzz :)

Antalyadaydim on gündür, o yüzdendir buralarda olmayisim. Babamı sorarsanız bir değişiklik yok maalesef :(( Neyse bu sefer bu konu hakkında konuşmak istemiyorum...

Antalya'ya bile yaz gelmemişti, montlarla gezdik neredyse on gündür. Bir hastane bir 23 Nisan şenlikleri derken çooook yorulduk. Ama çocuklar kendilerince çok eglendiler. Bayram onların bayrami ama biz de onlarlaÇocukluğumuza donmedik değil :)
Antalya Belediyesi güzel bir şenlik hazırlamış. Bilim, sanat, oyun, eglence, müzik, gösteri herşey vardı onlar için ve tamamen ücretsiz. Bir hafta boyunca süren senliklerde doyasıya eğlendi kuzucuklar:)

Biz de balkon mevsimini açtık sonunda, küçuk kızımla balkon keyfisi yapıyoruz şu an :) Ben de canlı yayın yapayım dedim :)








Bir kısım sardunyalarim dikildi ama daha çiçeklenme işimiz bitmedi, daha çok işim var balkonla ilgili.



Bu metal kavanozlarda sıcak çikolata ve sahlep vardı bir zamanlar. Tchibodan aldığım yapiskanli bantlarla kapladim icine de ne koyacagimi bilemedim. Neyse acelesi yok bir yere gitmiyor ya :)

Benden bu günlük bu kadar küçük cadı "Anne tableti bana veeer " demeye başladı bile :)) 

Herkese sevgilerr...

10 Nisan 2015 Cuma

13 Aralıkta Denizlili Blogerlar Buluştu.

Merhabalar bir cuma aksamindan :)
Aslında çok geç kalmış bir teşekkür postu olacak bu postum.13 Aralikta biz Denizlili Blogerlar sevgili Beyazbegonvil'in yapmış olduğu etkinlikte Buket Çikolata'da biraraya geldik. Babamin 17 Aralıkta başına gelenler yüzünden bu postu ancak şimdi yayinlayabiliyorum.
Biraraya gelisimiz tam da yılbaşı öncesi sponsor firmaların da desteğiyle harika oldu. Çok güzel insanlarla tanıştım:


Şeffaf Bulutlar

Melegin Marifetleri

Hilal'le

Bera Hobievi

Ziyaret etmenizi öneririm :)






Görsel olarak  ve lezzet olarak harika bir mekandaydik, bizi ağırladığı için Buket Çikolataya teşekkür ederim. 

Ve bizden desteğini esirgemeyen sponsor firmalara :

★Cosmed
★ Canderel
★Aspire
★Otaci

Teşekkürü bir borç bilirim :)

Etkinlikten birkaç fotoyla veda etmek istiyorum, benim küçük cadı başımın etini yiyor burada :))












Sevgilerr...

3 Nisan 2015 Cuma

Bir abajurla geri döndüm. ..



Uzun bir süreden sonra herkese, tüm özlediklerime merhaba...

Uzunca bir süredir hiçbirşey paylasmiyorum sizlerle. Çünkü hiçbişey gelmiyor içimden. Bahar geldi herkes hayatın  güzelliklerine göz kirpiyor ve onunla birlikte uyanıyor tüm bu güzelliklere... En sevdiğim mevsim olmasina rağmen ilkbahar, ben yaşadığım kabustan uyanamiyorum bir türlü, çok şey yapmak istiyorum ama hiçbirşey yapamiyorum. Ruhum uzgun ve bedenim de ona ayak uyduruyor aylardır. Zaman hızla akıp giderken benden de hergün birşeyler alıp götürüyor, küskünlugum artiyor gün be gün. Çabalıyorum çıkmak için inanın,  yine alisverise gidiyorum, makyajimi yapiyorum, geziyorum bazen gülüyorum ama sadece yapıyorum zamana ayak uydurmaya çalışıyorum, çocuklarım için esim için ama kendim içinse sadece bir zorunluluk oldu herşey, günler böyle sürüp giderken hergün bir mucize olur mu diye haber bekliyorum annemden... 

Biraz anlatmak istedim kendimi sizlere, sizleri unutmadigimi hergun bugün yazacağım diye gune başlayıp, gece yastiga koyarken başımı bugun de olmadi artık yarina diyerek günleri tuketisimi söylemek istedim...

Bu arada da kafamı dağıtmak için elimden geleni yapıyorum kendimce. Bu abajuru da alıp bir kenarda bir ay beklettikten sonra ha gayret deyip başladım. Kizlar uzun suredir istiyorlardı bir abajur, anne korkuyoruz diyerekten. Ben de kumaş veya benzeri birşey almak istemedim ve ortaya boyle birşey çıktı.  





Kenardaki deliklere mavi kurdelayla fiyonk yapacağım ama henüz alamadım yani gidemedim, yapınca fotograflarim çünkü tepesine bir de raf boyadım ama eşime astıramadim. Neyse başka bir postta inşallah...



Bu çekmeceler iş görmeyecek sanmayın, içleri bizim süslülerin toka ve takilariyla dolu :) Bu arada Evim Dergisinde bu abajurun dümdüz boyanmisini gördüm sadece kafa kısmı kumaş ve kırmızı puantiyeliydi. Bilin bakalım ne kadar :) 530 tl gibi bir rakamdi. Tüketici olmak yerine üretici olmak ne kadar tatmin edici değil mi. 

Sevgiyle ve sağlıklı kalın. 

20 Şubat 2015 Cuma

Seni çoook seviyorum baba...

Babama mektuplar 1...

Neredesin sen simdi baba? Cennette değilsin, aramızda da değilsin,  adı ne oranın.?
Bir sürü sorum var baba...
Neden benim babam?
Neden bu şekilde? 
Neden bu kadar ani?
Neden veda bile edemeden?
Sorularım hep olacak, , hiç bitmeyek ki... Çünkü ben senin küçük  kızınımm. Kızların babalarına soruları hiç bitmez ki...
Birgün soru soramayacagim an gelecekti biliyorum, ama şimdi değil! !!
Hazır değildim, hiç değildim. Seni çoğu zaman birsey sormak için aradım. Baba şunu nasıl yapayım,  suram ağrıyor ne iceyim, şu yemeğe hangi baharati koyuyordun???
Niye hiç "Babacığım seni çok özledim" demek için aramadim ki!!! Ama biliyor musun seni çoook özledim! Her geçen gün özlemin daha da büyüyor, çığlıklarımla birleşiyor ve çok acı veryor baba. Dayanmaya çalışıyorum günün her saati her bir dakikası. Her bir dakikası acı veriyor baba. Tam iki ay üç günüm böyle geçti baba. Günlerce ağlamak,  bağırmak,  çığlık atmak istiyorum,  ama Nisan ve Güneş bana engel oluyorlar. Senin kralicelerin, krallarini çok  özlediler. Sürekli ağlıyor muyum diye kontrol ediyorlar beni. Bir yol göster diye soru sorsam sana....
Ama artık sana değil,  "hayata" soruyorum sorularımı. O senin gibi şefkatli ve yufka yürekli değil babacığım. Bütün sorularımı yanıtsız bırakıyor. 
O basit ameliyata girerken, bunların senin başına geleceğini hic dusunmedin değil mi babacim , insan olarak girip " bitki" olarak çıkacağını nerden bilebilirdin ki!!!
Kizma kızma,  ben değil doktorlar öyle diyorlar sana . Tanımıyorlar ki seni. Ne kadar iyi bir baba, iyi bir dost, iyi bir eş olduğunu bilmiyorlar.  Sen " hayati" hep sevdin, çok sevdin. Her dogan günü zevkle yaşadın ve bize de zevkle yaşamayı öğrettin...
Şimdi o çok sevdiğin " hayat " adına senden ÖZÜR DİLİYORUM!!!
Sen bunu, biz bunu hakketmedik. Seni en çok korktugun şeye mahkum etti. Bir bitki gibi, başkasına muhtaç yaşamaya...
Şu cümleleri yazdigima hala inanamazken, kelimeler bogazimda düğüm düğüm oluyor , boguyorlar beni,

Sanma ki umut etmiyorum. Hangi kız çocuğu babası nefes alırken hala, geri donmeyecegine inanır ki? Biz senin döneceğine inanıyoruz. Hayat mucizelerle doludur derler ya, yüce Rabbim bize de verir belki bir mucize. İşte o zaman yeniden dogacagiz hep birlikte, yeniden gülümseyecegiz.......

Seni çoook seviyorum baba.......









10 Aralık 2014 Çarşamba

Yeni yıl yaklaşırken. ..

İtiraf ediyorum, ben de blogumu instagramla aldatanlardanim :) Ama bir sorun niye??? Tabiki tembelligimden. Çünkü daha kolay geliyor orası. Ama napiimm, evli ve iki çocuklu olunca insan biraz kolayina kaçıyor, tekrar okullu olduğumu da unutmayalım lütfen, malum Nisan okula başladı...Offff...

Ama arada bişeyler boyadım,  her ne kadar düşledigim seyleri yapmaya firsat ya da enerji bulamasam da ufak tefek şeyler yaptım hani. 


Bir yandan okuyorum fırsat buldukça, işte o en vazgeçilmezim, bir yandan okul işleri, bir yandan pastası böreği, bir yandan boyamalar, günler nasıl geçti de Aralık ayını yarıladik bilemedim.
 
Gelelim şu yılbaşı kafasına...
Sevgili Demet, demetoloji adlı instagram hesabıyla bir etkinlik başlattı "Yılbaşı Kafası" . İyi ki de yaptı, yılbaşı gorseline doydum vallahi. Teşekkürü bir borç bilirim :)♥♥♥



İşte birkaç instagram görselim ...








Dahası da gelecek tabiiki iii. Biraz fotoğraf çekmek lazım...

O zamana dek hoşçakalin mutlu kalın.

♥♥♥
★
♡